lay
A1A2B1B2C1C2
/leɪ/
/leɪ/
- 1 koymak, yerleştirmek
- 2 yumurtlamak
Definition (English)
- To put something down gently or flat on a surface.
- When a bird or other animal produces an egg from its body.
Example Sentences
-
He is laying bricks to build a wall.Duvar yapmak için tuğlaları döşüyor.
-
Hens lay eggs every day.Tavuklar her gün yumurtlar.
Verb Forms Irregular A-B-B · Past ve participle aynı
Base
lay
/leɪ/
Past
laid
/leɪd/
Participle
laid
/leɪd/
How the past is formed
No ‑ed✗layed ✓laid
Bu fiil düzensizdir: -ed kuralı uygulanmaz, past ve participle biçimleri ezberlenir.
- Pastlay → laidSondaki “y” yerine “id” gelir.
- Participlelay → laidParticiple, past ile aynıdır.
Synonyms
Antonyms
Collocations
lay the tablelay a foundationlay eggslay brickslay carpetlay down rules
Phrases 7
See all- lay downphr.v.yere koymak, bırakmak
- lay down the lawidiomkesin bir dille kuralları koymak
- lay offphr.v.işten çıkarmak, rahat bırakmak
- lay outphr.v.sermek, yaymak
- flat layn.üstten çekim, flat lay fotoğraf
- know the lay of the landidiomişlerin nasıl yürüdüğünü bilmek, ortamı tanımak
- point of layn.yumurtlama çağı, yumurtlamaya başlama yaşı