lay off
A1A2B1B2C1C2
/leɪ ɔf/
/leɪ ɒf/
-
1
işten çıkarmak Business
To stop employing someone because there is not enough work or money.
-
The factory laid off 200 workers last month.Fabrika geçen ay 200 işçiyi işten çıkardı.
-
He was laid off when the company lost its biggest client.Şirket en büyük müşterisini kaybedince işten çıkarıldı.
-
-
2
rahat bırakmak, yakasını bırakmak Informal
To stop annoying or criticizing someone.
-
Lay off him; he's had a really hard day.Onu rahat bırak; gerçekten zor bir gün geçirdi.
-
I wish my parents would lay off me about my grades.Keşke ailem notlarım konusunda yakamı bıraksa.
-
-
3
(bir şeyi) bırakmak, (-den) uzak durmak Informal
To stop using or doing something that is bad for you.
-
The doctor told him to lay off salty food for a while.Doktor ona bir süre tuzlu yiyeceklerden uzak durmasını söyledi.
-
You should lay off coffee if you can't sleep at night.Geceleri uyuyamıyorsan kahveyi bırakmalısın.
-
Phrases 7
See all- layv.koymak, yumurtlamak
- lay downphr.v.yere koymak, bırakmak
- lay down the lawidiomkesin bir dille kuralları koymak
- lay outphr.v.sermek, yaymak
- flat layn.üstten çekim, flat lay fotoğraf
- know the lay of the landidiomişlerin nasıl yürüdüğünü bilmek, ortamı tanımak
- point of layn.yumurtlama çağı, yumurtlamaya başlama yaşı