lay down
A1A2B1B2C1C2
/leɪ daʊn/
/leɪ daʊn/
General
- 1 yere koymak, bırakmak
Definition (English)
To put something or someone down on a surface.
Example Sentences
-
She laid down her bag and sat on the bench.Çantasını yere koyup banka oturdu.
-
He laid down his tools and went home for lunch.Aletlerini bırakıp öğle yemeği için eve gitti.
Formal
- 1 (kural) koymak, belirlemek, şart koşmak
Definition (English)
To officially state rules, principles or what must be done.
Example Sentences
-
The rules are clearly laid down in the contract.Kurallar sözleşmede açıkça belirlenmiştir.
-
The school lays down strict rules about uniforms.Okul, üniformayla ilgili katı kurallar koyuyor.
Phrases 7
See all- lay down the lawidiomkesin bir dille kuralları koymak
- layv.koymak, yumurtlamak
- lay offphr.v.işten çıkarmak, rahat bırakmak
- lay outphr.v.sermek, yaymak
- flat layn.üstten çekim, flat lay fotoğraf
- know the lay of the landidiomişlerin nasıl yürüdüğünü bilmek, ortamı tanımak
- point of layn.yumurtlama çağı, yumurtlamaya başlama yaşı