stand against
A1A2B1B2C1C2
/stænd əˈgɛnst/
/stænd əˈgɛnst/
- 1 karşı durmak, karşı çıkmak, direnmek
Definition (English)
To oppose or resist a person, idea, or force.
Example Sentences
-
We must stand against injustice.Adaletsizliğe karşı durmalıyız.
-
They stood against the new policy.Yeni politikaya karşı çıktılar.
Phrases 37
See all- standv.ayakta durmak, dikilmek
- standn.tezgâh, stant
- stand a chanceexpr.şansı olmak, ihtimali olmak
- stand byphr.v.(birinin) yanında olmak, (birine) destek olmak
- stand forphr.v.(…-in) kısaltması olmak, anlamına gelmek
- stand inphr.v.(birinin) yerine geçmek, (geçici olarak) vekâlet etmek
- stand on ceremonyidiomteklif tekellüf yapmak, resmiyete önem vermek
- stand on your own two feetidiomkendi ayaklarının üstünde durmak, bağımsız olmak
- stand outphr.v.öne çıkmak, göze çarpmak
- stand out from the crowdidiomkalabalıktan sıyrılmak, göze çarpmak
- stand out in your mindidiomakılda en çok yer etmek
- stand stillexpr.hareketsiz durmak, kıpırdamadan durmak
- stand tallidiomdik durmak, başı dik durmak
- stand upphr.v.ayağa kalkmak, (birini) ekmek