knock
A1A2B1B2C1C2
/nɑk/
/nɒk/
- 1 tıkırtı, vuruş countable
Definition (English)
The sound or act of hitting a door, window, or other surface, usually to get attention.
Example Sentences
-
I heard a knock at the door.Kapıda bir tıkırtı duydum.
-
There was a loud knock on the window.Pencerede yüksek sesli bir vuruş vardı.
Synonyms
Collocations
knock on the doorknock at the windowhear a knockgive a knocka loud knocka gentle knock
Phrases 9
See all- knock around with someonephr.v.biriyle takılmak, biriyle vakit geçirmek
- knock downphr.v.(çarparak) yere düşürmek, yere sermek
- knock it offidiomkes şunu, bırak artık
- knock offphr.v.paydos etmek, işi bırakmak
- knock on woodidiomtahtaya vur, şeytanın kulağına kurşun
- knock oneself outidiomcanını dişine takmak, kendini paralamak
- knock outphr.v.nakavt etmek, bayıltmak
- knock overphr.v.devirmek, yere düşürmek
- knockv.kapı çalmak, tıklamak