bring along
A1A2B1B2C1C2
/brɪŋ əˈlɔŋ/
/brɪŋ əˈlɒŋ/
- 1 yanına almak, beraberinde getirmek
Definition (English)
To take someone or something with you to a place.
Example Sentences
-
Bring along your friends to the party.Arkadaşlarını da partiye yanında getir.
-
Don't forget to bring along your passport.Pasaportunu getirmeyi unutma.
Synonyms
take alongbring with you
Phrases 42
See all- bringv.getirmek, yanında getirmek
- bring a bottlecolloc.davete bir şişe içki götürmek
- bring a lawsuitcolloc.dava açmak
- bring aboutphr.v.yol açmak, sebep olmak
- bring about changecolloc.değişime yol açmak, değişim getirmek
- bring aroundphr.v.(birini) ikna etmek, ayıltmak
- bring backphr.v.geri getirmek, iade etmek
- bring back to lifeidiomhayata döndürmek, canlandırmak
- bring downphr.v.aşağı indirmek, düşürmek
- bring down to earthidiomgerçeklere döndürmek, (birinin) ayaklarını yere bastırmak
- bring evidencecolloc.kanıt sunmak, delil getirmek
- bring forthphr.v.ortaya çıkarmak, üretmek
- bring forwardphr.v.(tarihi) öne almak, erkene almak
- bring homephr.v.(eve para) getirmek, (maaş olarak) kazanmak