walk up
A1A2B1B2C1C2
/wɔk ʌp/
/wɔːk ʌp/
- 1 yürüyerek yukarı çıkmak
- 2 (birine) yaklaşmak, yanına gelmek
Definition (English)
- To go up something such as stairs or a hill on foot.
- To walk towards someone or something until you are close.
Example Sentences
-
We had to walk up five floors because the lift was broken.Asansör bozuk olduğu için beş kat yürüyerek çıkmak zorunda kaldık.
-
It took us an hour to walk up the hill.Tepeye yürüyerek çıkmamız bir saat sürdü.
-
A stranger walked up to me and asked for directions.Bir yabancı yanıma gelip yol sordu.
-
She walked up to the counter and ordered a coffee.Tezgâha yaklaştı ve bir kahve sipariş etti.
Phrases 33
See all- walkv.yürümek
- walkn.yürüyüş, gezinti
- walk a mile in someone's shoesidiombirinin yerine kendini koymak, birinin durumunu anlamaya çalışmak
- walk alongphr.v.boyunca yürümek
- walk aroundphr.v.etrafta dolaşmak, gezinmek
- walk awayphr.v.uzaklaşmak, çekip gitmek
- walk byphr.v.yanından geçmek
- walk downphr.v.yürüyerek aşağı inmek, (merdivenden) inmek
- walk down the aisleidiomevlenmek, nikâh masasına oturmak
- walk inphr.v.içeri girmek, randevusuz gelmek
- walk in onphr.v.habersizce içeri girmek, (birini bir şey yaparken) yakalamak
- walk on eggshellsidiomayağını denk almak, lafını tartarak konuşmak
- walk outphr.v.(öfkeyle) çekip gitmek, bırakıp çıkmak
- walk pastphr.v.yanından geçmek, önünden geçmek