walk out
A1A2B1B2C1C2
/wɔk aʊt/
/wɔːk aʊt/
-
1
(öfkeyle) çekip gitmek, bırakıp çıkmak
To leave a place suddenly, often because you are angry or upset.
-
He walked out of the meeting.Toplantıyı bırakıp çıktı.
-
Half the audience walked out before the film ended.Seyircilerin yarısı film bitmeden salondan çıkıp gitti.
-
-
2
iş bırakmak, grev yapmak
To stop working as a protest.
-
The workers walked out over low pay.İşçiler düşük ücretler yüzünden iş bıraktı.
-
Nurses walked out for 24 hours to demand better conditions.Hemşireler daha iyi koşullar talep etmek için 24 saat iş bıraktı.
-
-
3
(eşini/ailesini) terk etmek, bırakıp gitmek Informal
To suddenly leave a husband, wife, partner or family.
-
She walked out on him.Onu terk etti.
-
He walked out on his family when the children were young.Çocuklar küçükken ailesini terk edip gitti.
-
Synonyms
storm out
Phrases 33
See all- walkv.yürümek
- walkn.yürüyüş, gezinti
- walk a mile in someone's shoesidiombirinin yerine kendini koymak, birinin durumunu anlamaya çalışmak
- walk alongphr.v.boyunca yürümek
- walk aroundphr.v.etrafta dolaşmak, gezinmek
- walk awayphr.v.uzaklaşmak, çekip gitmek
- walk byphr.v.yanından geçmek
- walk downphr.v.yürüyerek aşağı inmek, (merdivenden) inmek
- walk down the aisleidiomevlenmek, nikâh masasına oturmak
- walk inphr.v.içeri girmek, randevusuz gelmek
- walk in onphr.v.habersizce içeri girmek, (birini bir şey yaparken) yakalamak
- walk on eggshellsidiomayağını denk almak, lafını tartarak konuşmak
- walk pastphr.v.yanından geçmek, önünden geçmek
- walk the dogcolloc.köpeği gezdirmek