walk around
A1A2B1B2C1C2
/wɔk ərˈaʊnd/
/wɔːk əˈraʊnd/
- 1 etrafta dolaşmak, gezinmek
Definition (English)
To walk without a specific destination.
Example Sentences
-
Let's walk around the city center.Şehir merkezinde dolaşalım.
-
He walked around the room, looking for his keys.Anahtarlarını arayarak odada dolaşıp durdu.
Phrases 33
See all- walkv.yürümek
- walkn.yürüyüş, gezinti
- walk a mile in someone's shoesidiombirinin yerine kendini koymak, birinin durumunu anlamaya çalışmak
- walk alongphr.v.boyunca yürümek
- walk awayphr.v.uzaklaşmak, çekip gitmek
- walk byphr.v.yanından geçmek
- walk downphr.v.yürüyerek aşağı inmek, (merdivenden) inmek
- walk down the aisleidiomevlenmek, nikâh masasına oturmak
- walk inphr.v.içeri girmek, randevusuz gelmek
- walk in onphr.v.habersizce içeri girmek, (birini bir şey yaparken) yakalamak
- walk on eggshellsidiomayağını denk almak, lafını tartarak konuşmak
- walk outphr.v.(öfkeyle) çekip gitmek, bırakıp çıkmak
- walk pastphr.v.yanından geçmek, önünden geçmek
- walk the dogcolloc.köpeği gezdirmek