walk in on
A1A2B1B2C1C2
/wɔk ɪn ɑn/
/wɔːk ɪn ɒn/
- 1 habersizce içeri girmek, (birini bir şey yaparken) yakalamak
Definition (English)
To enter a room unexpectedly and see or interrupt something private.
Example Sentences
-
I accidentally walked in on my parents arguing.Yanlışlıkla ailem tartışırken içeri girdim.
-
He walked in on a private conversation.Özel bir konuşmanın ortasına daldı.
Phrases 33
See all- walkv.yürümek
- walkn.yürüyüş, gezinti
- walk a mile in someone's shoesidiombirinin yerine kendini koymak, birinin durumunu anlamaya çalışmak
- walk alongphr.v.boyunca yürümek
- walk aroundphr.v.etrafta dolaşmak, gezinmek
- walk awayphr.v.uzaklaşmak, çekip gitmek
- walk byphr.v.yanından geçmek
- walk downphr.v.yürüyerek aşağı inmek, (merdivenden) inmek
- walk down the aisleidiomevlenmek, nikâh masasına oturmak
- walk inphr.v.içeri girmek, randevusuz gelmek
- walk on eggshellsidiomayağını denk almak, lafını tartarak konuşmak
- walk outphr.v.(öfkeyle) çekip gitmek, bırakıp çıkmak
- walk pastphr.v.yanından geçmek, önünden geçmek
- walk the dogcolloc.köpeği gezdirmek