climb
A1A2B1B2C1C2
/klaɪm/
/klaɪm/
-
1
tırmanmak, çıkmak
To move up, or to go towards the top of something.
-
We plan to climb the mountain next weekend.Gelecek hafta sonu dağa tırmanmayı planlıyoruz.
-
The cat climbed up the tree.Kedi ağaca tırmandı.
-
-
2
yükselmek, artmak
To increase in value, amount or level.
-
Prices have climbed steadily this year.Fiyatlar bu yıl istikrarlı bir şekilde yükseldi.
-
The temperature climbed to 40 degrees in the afternoon.Öğleden sonra sıcaklık 40 dereceye yükseldi.
-
-
3
tırmanışa geçmek, irtifa kazanmak Aviation
(of an aircraft) To go up to a higher altitude.
-
After take-off, the aircraft climbed to 10,000 feet.Kalkıştan sonra uçak 10.000 feete tırmandı.
-
Climb and maintain flight level one two zero.Uçuş seviyesi bir iki sıfıra tırmanın ve muhafaza edin.
-
Verb Forms Regular
Base
climb
/klaɪm/
Past
climbed
/klaɪmd/
Participle
climbed
/klaɪmd/
Spelling rule
Add ‑edclimb → climbed
Fiilin sonuna -ed eklenir.
Same rule: work → worked · want → wanted · help → helped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /m/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. climbed /klaɪmd/
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 42
See all- climb and maintainexpr.tırman ve muhafaza et
- climb checklistn.tırmanış kontrol listesi
- climb climbexpr.tırman, tırman
- climb climbexpr.tırman, tırman
- climb downphr.v.tutunarak inmek, aşağı inmek
- climb gradientn.tırmanma eğimi
- climb gradient requiredn.gerekli tırmanma gradyanı, gerekli tırmanma eğimi
- climb inphr.v.tırmanarak içeri girmek, (arabaya vb.) binmek
- climb inhibitn.tırmanış engelleme, tırmanış kısıtlaması
- climb like a homesick angelidiomçok hızlı tırmanmak, ani bir yükseliş yapmak
- climb limitedadj.tırmanma sınırlı, tırmanma limitli
- climb outphr.v.tırmanarak çıkmak, (bir yerden) dışarı çıkmak
- climb outn.kalkış tırmanışı, çıkış tırmanışı
- climb overphr.v.üzerinden tırmanmak, tırmanarak aşmak