solid
A1A2B1B2C1C2
/ˈsɑləd/
/ˈsɒlɪd/
- 1 katı
- 2 sağlam, güvenilir
Definition (English)
- Hard or firm; not a liquid or gas.
- Strong and well-made; reliable or dependable.
Example Sentences
-
The ice was solid enough to walk on.Buz üzerinde yürüyebilecek kadar katıydı.
-
He gave me some solid advice about my career.Bana kariyerim hakkında sağlam tavsiyeler verdi.
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 8
See all- solid groundidiomsağlam zemin, güvenilir temel
- SOLID principlesn.SOLID ilkeleri, SOLID prensipleri
- solid rivetn.masif perçin, tam dolu perçin
- solid rocket boostern.katı yakıtlı roket iticisi, katı yakıtlı yardımcı roket
- solid state batteryn.katı hal bataryası, tamamen katı batarya
- frozen solidadj.buz tutmuş, tamamen donmuş
- solid-stateadj.katı hal
- solid-state batteryn.katı hal bataryası