far
A1A2B1B2C1C2
/fɑr/
/fɑː/
-
1
uzakta, uzağa, uzaklara
A long distance away, or over a long distance.
-
The school is not far from my house.Okul evimden uzak değil.
-
How far is it to the station?İstasyon ne kadar uzakta?
-
-
2
(-e) kadar, ne ölçüde
To a particular point, level or degree.
-
We walked as far as the old bridge and came back.Eski köprüye kadar yürüyüp geri döndük.
-
How far have you got with your homework?Ödevinde ne kadar ilerledin?
-
-
3
çok daha, fazlasıyla, kat kat
Much; to a great degree, used before comparatives and 'too'.
-
This phone is far better than my old one.Bu telefon eskisinden çok daha iyi.
-
Slow down! You're driving far too fast!Yavaşla! Fazlasıyla hızlı gidiyorsun!
-
-
4
(zamanda) çok geriye, (gecenin) geç saatlerine dek
A long time into the past or into a period of time.
-
We talked far into the night.Gecenin geç saatlerine dek konuştuk.
-
Our family history goes as far back as the 1800s.Aile tarihimiz 1800'lere kadar uzanıyor.
-
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 14
See all- FAR 139abbreviationFAR 139
- far infraredn.uzak kızılötesi
- faradj.uzak, öbür
- FARabbreviationABD Federal Havacılık Yönetmelikleri, emsal
- as far asexpr.(bir yere) kadar, (bildiğim/hatırladığım) kadarıyla
- as far as I knowexpr.bildiğim kadarıyla
- as far as I'm concernedexpr.bana göre, bence
- by farexpr.açık ara, kat kat
- far-field microphonen.uzak alan mikrofonu, uzaktan ses alan mikrofon
- far-reachingadj.geniş kapsamlı, kapsamlı
- how farexpr.ne kadar uzak, ne kadar uzaklıkta
- so farexpr.şu ana kadar, şimdiye dek
- so far so goodidiomşimdiye kadar her şey yolunda, şimdilik iyi gidiyor
- sound far-fetchedcolloc.inandırıcı gelmemek, kulağa uçuk gelmek