distance
A1A2B1B2C1C2
/ˈdɪstəns/
/ˈdɪstəns/
- 1 mesafe, uzaklık uncountable
Definition (English)
The amount of space between two places or things.
Example Sentences
-
He walked a long distance to get to the library.Kütüphaneye gitmek için uzun bir mesafe yürüdü.
-
What's the distance from here to the city center?Buradan şehir merkezine ne kadar mesafe var?
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 27
See all- distance educationn.uzaktan eğitim, uzaktan öğrenme
- distance healingn.uzaktan şifa
- distance learningn.uzaktan öğrenme, uzaktan eğitim
- distance visionn.uzak görüş, uzak mesafede görme
- distancev.(bir şeyle) arasına mesafe koymak, (bir şeyden) uzak durmak
- a short distancecolloc.kısa mesafe
- accelerate-go distancen.hızlanma-devam mesafesi
- accelerate-stop distancen.hızlanma-durma mesafesi
- actual landing distancen.gerçek iniş mesafesi
- edge distancen.kenar mesafesi, perçin kenar mesafesi
- factored landing distancen.faktörlü iniş mesafesi, güvenlik faktörlü iniş mesafesi
- flare distancen.flare mesafesi
- go the distanceidiomsonuna kadar gitmek, sonuna kadar dayanmak
- landing distancen.iniş mesafesi