interval
A1A2B1B2C1C2
/ˈɪntərvəl/
/ˈɪntəvəl/
-
1
ara, aralıkcountable
A period of time between two events or points.
-
The bus runs at regular intervals of 15 minutes.Otobüs 15 dakikalık düzenli aralıklarla çalışır.
-
There was a long interval between his two visits.İki ziyareti arasında uzun bir ara vardı.
-
-
2
antrakt, perde arasıcountable Theatre
A short break between the parts of a play, concert or show.
-
We bought ice cream during the interval.Antraktta dondurma aldık.
-
The second act begins after a twenty-minute interval.İkinci perde yirmi dakikalık bir antraktan sonra başlıyor.
-
-
3
mesafe, boşlukcountable
A space between two things.
-
The young trees were planted at intervals of five metres.Fidanlar beşer metre arayla dikildi.
-
Warning signs are placed at regular intervals along the road.Yol boyunca belli mesafelerle uyarı levhaları yerleştirilmiş.
-
Synonyms
Collocations
Phrases 7
See all- interval managementn.aralık yönetimi
- interval trainingn.aralıklı antrenman, interval antrenmanı
- check intervaln.kontrol aralığı, bakım periyodu
- confidence intervaln.güven aralığı
- interval-contingentadj.sabit aralıklı, zaman aralığına bağlı
- repeat intervaln.tekrar aralığı, yinelenme aralığı
- task intervaln.görev aralığı, bakım aralığı