far
A1A2B1B2C1C2
/fɑr/
/fɑː/
- 1 uzak
- 2 öbür, karşı, en uçtaki
Definition (English)
- A long way away; distant.
- More distant of two, or at the most distant end or side.
Example Sentences
-
The shop is too far to walk to.Dükkân yürüyerek gidilemeyecek kadar uzak.
-
Is the station far from here?İstasyon buraya uzak mı?
-
She sat at the far end of the table.Masanın öbür ucuna oturdu.
-
The car park is on the far side of the river.Otopark nehrin karşı yakasında.
Synonyms
Antonyms
Collocations
the far endthe far sidethe far cornerthe far northa far cry fromthe far leftthe far rightfar-offnot far
Phrases 14
See all- FAR 139abbreviationFAR 139
- far infraredn.uzak kızılötesi
- faradv.uzakta, uzağa
- FARabbreviationABD Federal Havacılık Yönetmelikleri, emsal
- as far asexpr.(bir yere) kadar, (bildiğim/hatırladığım) kadarıyla
- as far as I knowexpr.bildiğim kadarıyla
- as far as I'm concernedexpr.bana göre, bence
- by farexpr.açık ara, kat kat
- far-field microphonen.uzak alan mikrofonu, uzaktan ses alan mikrofon
- far-reachingadj.geniş kapsamlı, kapsamlı
- how farexpr.ne kadar uzak, ne kadar uzaklıkta
- so farexpr.şu ana kadar, şimdiye dek
- so far so goodidiomşimdiye kadar her şey yolunda, şimdilik iyi gidiyor
- sound far-fetchedcolloc.inandırıcı gelmemek, kulağa uçuk gelmek