faraway
A1A2B1B2C1C2
/ˈfɑrəˌweɪ/
/ˌfɑːrəˈweɪ/
- 1 uzak, uzaklardaki
- 2 dalgın, hayallere dalmış
Definition (English)
- Distant in space or time.
- Having a dreamy or distant look.
Example Sentences
-
She gazed at the faraway mountains.Uzak dağlara baktı.
-
He dreamed of faraway lands.Uzak diyarlar hayal etti.
-
She had a faraway look in her eyes.Gözlerinde dalgın bir bakış vardı.
-
He answered in a faraway voice, as if he was half asleep.Yarı uykudaymış gibi dalgın bir sesle cevap verdi.