as far as
A1A2B1B2C1C2
/əz fɑr əz/
/əz fɑː əz/
-
1
(bir yere) kadar
Up to a particular place or point.
-
We walked as far as the park.Parka kadar yürüdük.
-
The train only goes as far as the next town.Tren yalnızca bir sonraki kasabaya kadar gidiyor.
-
-
2
(bildiğim/hatırladığım) kadarıyla
Used to say that you are speaking only from what you know or remember.
-
As far as I know, the meeting is still at three.Bildiğim kadarıyla toplantı hâlâ saat üçte.
-
As far as I can remember, she never lived here.Hatırlayabildiğim kadarıyla o hiç burada yaşamadı.
-
-
3
(bana) kalırsa, (konu) söz konusu olduğunda
Used in 'as far as someone/something is concerned' to give an opinion or name a topic.
-
As far as I'm concerned, it's fine.Bana kalırsa sorun yok.
-
As far as money is concerned, we have nothing to worry about.Para söz konusu olduğunda endişelenecek bir şeyimiz yok.
-
Synonyms
up toinsofar asto the extent that
Phrases 14
See all- as far as I knowexpr.bildiğim kadarıyla
- as far as I'm concernedexpr.bana göre, bence
- faradv.uzakta, uzağa
- faradj.uzak, öbür
- FARabbreviationABD Federal Havacılık Yönetmelikleri, emsal
- FAR 139abbreviationFAR 139
- far infraredn.uzak kızılötesi
- by farexpr.açık ara, kat kat
- far-field microphonen.uzak alan mikrofonu, uzaktan ses alan mikrofon
- far-reachingadj.geniş kapsamlı, kapsamlı
- how farexpr.ne kadar uzak, ne kadar uzaklıkta
- so farexpr.şu ana kadar, şimdiye dek
- so far so goodidiomşimdiye kadar her şey yolunda, şimdilik iyi gidiyor
- sound far-fetchedcolloc.inandırıcı gelmemek, kulağa uçuk gelmek