knowledge
A1A2B1B2C1C2
/ˈnɑlɪdʒ/
/ˈnɒlɪdʒ/
- 1 bilgi
- 2 haberdarlık, haberi olma
Definition (English)
- The fact of knowing about something; general understanding or familiarity with a subject.
- Awareness of a particular fact or situation; having been informed or made aware of something.
Example Sentences
-
Reading books helps to expand your knowledge.Kitap okumak, bilginizi genişletmeye yardımcı olur.
-
She has a lot of knowledge about history.Tarih hakkında çok bilgisi var.
Synonyms
Collocations
Phrases 12
See all- knowledge basen.bilgi tabanı
- knowledge graphn.bilgi grafiği, bilgi grafı
- knowledge paneln.bilgi paneli
- become public knowledgecolloc.herkesçe duyulmak, kamuoyuna yansımak
- common knowledgen.herkesin bildiği şey, herkesçe bilinen gerçek
- folk knowledgen.halk bilgisi, geleneksel bilgi
- insider knowledgen.içeriden bilgi
- theoretical knowledgen.teorik bilgi, kuramsal bilgi
- thirst for knowledgecolloc.bilgiye susamışlık, öğrenme açlığı
- to my knowledgeexpr.bildiğim kadarıyla, benim bildiğim
- zero knowledgeadj.sıfır bilgi, bilgi ifşa etmeyen
- zero-knowledgeadj.sıfır bilgi, sıfır bilgili