close
-
1
kapatmak
To move something so that it covers an opening; to shut.
-
Please close the door when you leave.Çıkarken lütfen kapıyı kapat.
-
Close your eyes and make a wish.Gözlerini kapat ve bir dilek tut.
-
-
2
kapanmak
To become shut.
-
The door closed quietly behind her.Kapı arkasından sessizce kapandı.
-
This window won't close properly.Bu pencere düzgün kapanmıyor.
-
-
3
(dükkân/banka) kapanmak, kepenk indirmek
To stop being open to the public for a period of time, used about shops, banks or museums.
-
The bank closes at five on weekdays.Banka hafta içi saat beşte kapanıyor.
-
What time does the museum close today?Müze bugün saat kaçta kapanıyor?
-
-
4
(temelli) kapanmak, (fabrikayı/okulu) kapatmak, faaliyetine son vermek
To stop doing business permanently, or to make a business, a school or a factory do this.
-
The old cinema in our street closed last year.Sokağımızdaki eski sinema geçen yıl kapandı.
-
The company plans to close two of its factories.Şirket fabrikalarından ikisini kapatmayı planlıyor.
-
-
5
(trafiğe) kapatmak, (kullanıma) kapatmak
To stop people or vehicles from using a road, a border, an airport or a runway.
-
The runway was closed for two hours because of snow.Pist kar nedeniyle iki saat kullanıma kapatıldı.
-
Police closed the road after the accident.Polis kazadan sonra yolu trafiğe kapattı.
-
-
6
sona erdirmek, sona ermek, (toplantıyı) kapatmak
To end a meeting, an event or a discussion, or to come to an end.
-
The chairman closed the meeting at six o'clock.Başkan toplantıyı saat altıda kapattı.
-
The festival closed with a big concert in the park.Festival parkta büyük bir konserle sona erdi.
-
-
7
(anlaşmayı) sonuçlandırmak, (satışı) bağlamak
To complete a business agreement or a sale successfully.
-
We closed the deal after weeks of talks.Haftalar süren görüşmelerin ardından anlaşmayı sonuçlandırdık.
-
A good salesperson knows how to close a sale.İyi bir satış elemanı satışı nasıl bağlayacağını bilir.
-
-
8
(hesabı) kapatmak
To stop using a bank account and take out all the money.
-
I'd like to close my savings account, please.Tasarruf hesabımı kapatmak istiyorum, lütfen.
-
She closed her old account and opened a new one online.Eski hesabını kapatıp internetten yeni bir hesap açtı.
-
-
9
(dosyayı/programı) kapatmak
To stop a computer program, a file or a window on a screen.
-
Save your work before you close the file.Dosyayı kapatmadan önce çalışmanı kaydet.
-
Close all the programs and restart your computer.Tüm programları kapat ve bilgisayarını yeniden başlat.
-
-
10
(farkı) kapatmak, (aradaki mesafeyi) azaltmak
To make a gap or a difference smaller, or to get nearer to someone who is ahead.
-
The second runner is closing the gap on the leader.İkinci koşucu, liderle arasındaki farkı kapatıyor.
-
We need to close the gap between rich and poor.Zenginle yoksul arasındaki uçurumu azaltmamız gerekiyor.
-
-
11
(günü … -den) kapatmak
To be at a particular price or level at the end of a day's trading on the stock market.
-
Shares in the company closed at 15 dollars.Şirketin hisseleri günü 15 dolardan kapattı.
-
The market closed slightly higher on Friday.Piyasa cuma gününü hafif yükselişle kapattı.
-
Verb Forms Regular
Ends in ‑e: add ‑dclose → closed
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /z/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. closed /kloʊzd/
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 35
See all- close a bank accountcolloc.banka hesabı kapatmak
- close a dealcolloc.anlaşmayı bağlamak, anlaşmayı sonuçlandırmak
- close callidiomucuz atlatma, kıl payı kurtulma
- close doorsidiomfırsatların kapısını kapatmak, (birinin) önündeki kapıları kapatmak
- close downphr.v.kapanmak, (işyerini) kapatmak
- close formationn.sıkı düzen, sıkı formasyon
- close framen.kapatma çerçevesi
- close friendcolloc.yakın arkadaş
- close friendn.yakın arkadaş
- close friendsn.yakın arkadaşlar, yakın arkadaşlar listesi
- close inphr.v.yaklaşmak, çemberi daraltmak
- close MELcolloc.MEL'i kapatmak, ertelenebilir arızayı gidermek
- close offphr.v.(girişe/trafiğe) kapatmak, erişimi kesmek
- close outphr.v.(işi/hesabı) kapatmak, tamamlamak