opening
A1A2B1B2C1C2
/ˈoʊpənɪŋ/
/ˈəʊpənɪŋ/
-
1
açılış, başlangıç
The act of starting something, or making something open.
-
The opening of the new museum attracted many visitors.Yeni müzenin açılışı birçok ziyaretçi çekti.
-
-
2
boşluk
A gap or hole that allows passage through.
-
There was a small opening in the fence.Çitte küçük bir boşluk vardı.
-
-
3
açık pozisyon, iş fırsatı, açıklıkcountable
A position or opportunity available for someone to take or fill.
-
There is an opening for a new manager at the company.Şirkette yeni bir yönetici için bir açık pozisyon var.
-
She applied for the opening in the marketing department.Pazarlama departmanındaki açık pozisyona başvurdu.
-
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 15
See all- opening actn.açılış grubu, açılış sanatçısı
- opening ceremonyn.açılış töreni
- opening dayn.açılış günü, ilk gün
- opening depositn.hesap açılış tutarı, ilk yatırılan para
- opening hookn.ilgi çekici giriş, açılış kancası
- opening keynoten.açılış konuşması, başlangıç konuşması
- opening linen.açılış cümlesi, ilk söz
- opening nightn.açılış gecesi, prömiyer
- opening of the eyesn.gözlerin açılması, göz açma ritüeli
- opening paraden.açılış geçidi, açılış geçit töreni
- opening pricen.açılış fiyatı
- opening statementn.açılış beyanı, giriş konuşması
- eye-openingadj.ufuk açıcı, aydınlatıcı
- job openingn.açık pozisyon, boş kadro