fall in
A1A2B1B2C1C2
/fɔl ɪn/
/fɔːl ɪn/
General
- 1 (çatı/tavan) çökmek, göçmek
Definition (English)
For a roof, ceiling or wall to collapse and fall to the ground.
Example Sentences
-
Part of the roof fell in during the storm.Fırtınada çatının bir kısmı çöktü.
-
The old mine tunnel fell in after weeks of heavy rain.Eski maden tüneli haftalarca süren şiddetli yağmurdan sonra çöktü.
GeneralMilitary
- 1 sıraya girmek, hizaya geçmek
Definition (English)
For soldiers to form a line or take their places in a group.
Example Sentences
-
The soldiers fell in at six in the morning.Askerler sabah altıda sıraya girdi.
-
The sergeant ordered the new recruits to fall in outside.Çavuş yeni askerlere dışarıda sıraya girmelerini emretti.
Phrases 24
See all- fall in lovecolloc.âşık olmak
- falln.sonbahar, güz
- fallv.düşmek, yere düşmek
- fall apartphr.v.dağılmak, parça parça olmak
- fall asleepcolloc.uykuya dalmak
- fall backphr.v.geri çekilmek, gerilemek
- fall behindphr.v.geri kalmak, (ödemeleri) aksatmak
- fall detectionn.düşme tespiti, düşme algılama
- fall downphr.v.düşmek, yere düşmek
- fall forphr.v.(bir şeye) kanmak, (oyuna) gelmek
- fall head over heels in loveidiomsırılsıklam âşık olmak
- fall into placeidiomtaşlar yerine oturmak, her şey yoluna girmek
- fall offphr.v.düşmek, kopup düşmek
- fall outphr.v.(biriyle) arası bozulmak, bozuşmak