collapse
A1A2B1B2C1C2
/kəˈlæps/
/kəˈlæps/
-
1
çökmek, yıkılmak
To fall down suddenly because of a lack of support or strength.
-
The old bridge collapsed during the heavy storm.Eski köprü şiddetli fırtına sırasında çöktü.
-
The roof collapsed under the weight of the snow.Çatı karın ağırlığı altında çöktü.
-
-
2
yere yığılmak, bayılmak
To fall down suddenly because you are ill, weak or very tired.
-
He collapsed from exhaustion after the race.Yarıştan sonra yorgunluktan yere yığıldı.
-
She collapsed in the street and was taken to hospital.Sokakta yere yığıldı ve hastaneye kaldırıldı.
-
-
3
batmak, başarısızlığa uğramak, (fiyat) birden düşmek
To fail suddenly and completely, or to lose value very quickly.
-
The company collapsed after losing its biggest customer.Şirket en büyük müşterisini kaybettikten sonra battı.
-
The company's shares collapsed after the scandal.Şirketin hisseleri skandalın ardından birden düştü.
-
Verb Forms Regular
Base
collapse
/kəˈlæps/
Past
collapsed
/kəˈlæpst/
Participle
collapsed
/kəˈlæpst/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dcollapse → collapsed
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil sert (ötümsüz) bir ünsüzle, /s/ sesiyle bittiği için -ed /t/ okunur; yeni hece eklenmez. collapsed /kəˈlæpst/
Synonyms
Antonyms
Collocations
collapse suddenlycollapse under the weight ofcollapse from exhaustioncollapse in painnearly collapse