fold
A1A2B1B2C1C2
/foʊld/
/fəʊld/
-
1
katlamak
To bend something, especially paper or cloth, so that one part lies on top of another.
-
She carefully folded the letter.Mektubu dikkatlice katladı.
-
Can you help me fold the laundry?Çamaşırları katlamama yardım eder misin?
-
-
2
(kollarını) kavuşturmak
To cross your arms over your chest.
-
He folded his arms and waited for an answer.Kollarını kavuşturdu ve bir cevap bekledi.
-
She stood by the door with her arms folded.Kollarını kavuşturmuş halde kapının yanında duruyordu.
-
-
3
kapanmak, batmak Informal
(of a business) To close because it is not successful.
-
The small shop folded after only six months.Küçük dükkân yalnızca altı ay sonra kapandı.
-
Many restaurants folded during the economic crisis.Ekonomik kriz sırasında birçok restoran battı.
-
Verb Forms Regular
Base
fold
/foʊld/
Past
folded
/foʊldɪd/
Participle
folded
/foʊldɪd/
Spelling rule
Add ‑edfold → folded
Fiilin sonuna -ed eklenir.
Same rule: work → worked · want → wanted · help → helped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil /d/ sesiyle bittiği için -ed ayrı bir hece olur ve /ɪd/ okunur. folded /foʊldɪd/
Phrases 18
See all- fold inphr.v.(karışıma) yedirmek, yavaşça karıştırmak
- fold your armsexpr.kollarını kavuşturmak
- foldn.kıvrım, kat
- coil foldn.sarma katlama
- crimp foldn.kıstırma katı, büzme kat
- inside reverse foldn.iç ters kat, içeri doğru ters katlama
- mountain foldn.dağ katı, dışa katlama
- napkin foldn.peçete katlama, peçete katlaması
- nasolabial foldn.nazolabial kıvrım, burun-dudak çizgisi
- outside reverse foldn.dış ters katlama
- petal foldn.yaprak katı, çiçek yaprağı katı
- reverse foldn.ters katlama
- sink foldn.batırma katı, içeri gömme kat
- squash foldn.sıkıştırma katı, açıp düzleştirme katı