crumble
A1A2B1B2C1C2
/ˈkrʌmbəl/
/ˈkrʌmbəl/
-
1
ufalanmak, parçalanmak, dağılmak
To break or fall into small pieces.
-
The old building started to crumble.Eski bina ufalanmaya başladı.
-
The dry cake crumbled when I tried to cut it.Kuru kek kesmeye çalıştığımda ufalandı.
-
-
2
ufalamak, parçalamak, kırıntı haline getirmek Cooking
To make something break into small pieces.
-
Crumble the cheese over the salad.Salatanın üzerine peyniri ufalayın.
-
Be careful not to crumble the biscuits.Bisküvileri ufalamamaya dikkat edin.
-
-
3
çökmek, çözülmek
To slowly become weaker and fail or come to an end.
-
Their friendship began to crumble after the argument.Tartışmadan sonra arkadaşlıkları çözülmeye başladı.
-
The old empire slowly crumbled over two centuries.Eski imparatorluk iki yüzyıl boyunca yavaş yavaş çöktü.
-
Verb Forms Regular
Base
crumble
/ˈkrʌmbəl/
Past
crumbled
/ˈkrʌmbəld/
Participle
crumbled
/ˈkrʌmbəld/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dcrumble → crumbled
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /l/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. crumbled /ˈkrʌmbəld/
Synonyms
Collocations
crumble into dustcrumble awaycrumble under pressurecrumble easilycrumble the cheesecrumbling walls