fall out
A1A2B1B2C1C2
/fɔl aʊt/
/fɔːl aʊt/
- 1 (biriyle) arası bozulmak, bozuşmak
- 2 düşmek, dökülmek
Definition (English)
- To argue with someone and stop being friendly with that person.
- To drop out of a place or container, or (of hair or teeth) to come loose.
Example Sentences
-
They fell out over money.Para yüzünden araları bozuldu.
-
My brother and I fell out over something silly.Kardeşimle saçma bir şey yüzünden bozuştuk.
-
The keys must have fallen out of my pocket.Anahtarlar cebimden düşmüş olmalı.
-
His hair started to fall out when he was thirty.Saçları otuz yaşında dökülmeye başladı.
-
The screws may fall out if not tightened properly.Vidalar düzgün sıkılmazsa yerinden çıkabilir.
Synonyms
Phrases 24
See all- fall out withphr.v.bozuşmak, arası bozulmak
- falln.sonbahar, güz
- fallv.düşmek, yere düşmek
- fall apartphr.v.dağılmak, parça parça olmak
- fall asleepcolloc.uykuya dalmak
- fall backphr.v.geri çekilmek, gerilemek
- fall behindphr.v.geri kalmak, (ödemeleri) aksatmak
- fall detectionn.düşme tespiti, düşme algılama
- fall downphr.v.düşmek, yere düşmek
- fall forphr.v.(bir şeye) kanmak, (oyuna) gelmek
- fall head over heels in loveidiomsırılsıklam âşık olmak
- fall inphr.v.(çatı/tavan) çökmek, göçmek
- fall in lovecolloc.âşık olmak
- fall into placeidiomtaşlar yerine oturmak, her şey yoluna girmek