fall down
A1A2B1B2C1C2
/fɔl daʊn/
/fɔːl daʊn/
- 1 düşmek, yere düşmek, yıkılmak
- 2 çürük çıkmak, yetersiz kalmak
Definition (English)
- To fall to the ground, or for a building or wall to collapse.
- For an argument or plan to fail because one part of it is weak or wrong.
Example Sentences
-
The child slipped on the ice and fell down.Çocuk buzda kayıp düştü.
-
The old wall is about to fall down.Eski duvar yıkılmak üzere.
-
Your argument falls down because it ignores the cost.Argümanın çürük çıkıyor çünkü maliyeti hesaba katmıyor.
-
Where the plan falls down is the cost of training new staff.Planın yetersiz kaldığı nokta, yeni personeli eğitmenin maliyeti.
Phrases 24
See all- falln.sonbahar, güz
- fallv.düşmek, yere düşmek
- fall apartphr.v.dağılmak, parça parça olmak
- fall asleepcolloc.uykuya dalmak
- fall backphr.v.geri çekilmek, gerilemek
- fall behindphr.v.geri kalmak, (ödemeleri) aksatmak
- fall detectionn.düşme tespiti, düşme algılama
- fall forphr.v.(bir şeye) kanmak, (oyuna) gelmek
- fall head over heels in loveidiomsırılsıklam âşık olmak
- fall inphr.v.(çatı/tavan) çökmek, göçmek
- fall in lovecolloc.âşık olmak
- fall into placeidiomtaşlar yerine oturmak, her şey yoluna girmek
- fall offphr.v.düşmek, kopup düşmek
- fall outphr.v.(biriyle) arası bozulmak, bozuşmak