come out
A1A2B1B2C1C2
/kʌm aʊt/
/kʌm aʊt/
-
1
piyasaya çıkmak, yayımlanmak
To be published or made available to the public.
-
Her new book comes out next month.Yeni kitabı önümüzdeki ay piyasaya çıkıyor.
-
The new phone comes out in September.Yeni telefon eylülde piyasaya çıkıyor.
-
-
2
(güneş, ay) çıkmak, görünmek
To appear in the sky after being hidden.
-
The sun came out after the rain.Yağmurdan sonra güneş çıktı.
-
The stars came out as soon as it got dark.Hava kararır kararmaz yıldızlar göründü.
-
-
3
ortaya çıkmak, açığa çıkmak
To become known after being secret.
-
The truth finally came out after many years.Gerçek yıllar sonra nihayet ortaya çıktı.
-
It came out that he had lied about his age.Yaşı konusunda yalan söylediği ortaya çıktı.
-
-
4
dışarı çıkmak
To leave a room, building or other place.
-
She came out of the shop with a big bag.Mağazadan büyük bir çantayla çıktı.
-
Come out and play in the garden!Dışarı çık da bahçede oyna!
-
Phrases 54
See all- come out of one's shellidiomkabuğundan sıyrılmak, sosyalleşmek
- come out of recessioncolloc.durgunluktan çıkmak
- come out on topidiomgalip gelmek, üstün gelmek
- comev.gelmek, varmak
- come aboutphr.v.meydana gelmek, oluşmak
- come acrossphr.v.rastlamak, tesadüfen bulmak
- come across as somethingphr.v.... izlenimi vermek, ... gibi görünmek
- come againexpr.efendim?, bir daha söyler misin?
- come aheadexpr.öne doğru gel, ilerle
- come aheadphr.v.ilerlemek, öne doğru gelmek
- come alongphr.v.birlikte gelmek, eşlik etmek
- come and go as you pleaseexpr.istediği zaman gelip gitmek
- come apartphr.v.parçalara ayrılmak, dağılmak
- come aroundphr.v.uğramak, fikrini değiştirmek