release
A1A2B1B2C1C2
/riˈlis/
/rɪˈliːs/
General
- 1 salmak, serbest bırakmak
Definition (English)
To let go of something or someone; to set free.
Example Sentences
-
She released the bird back into the wild.Kuşu tekrar doğaya saldı.
GeneralBusiness
- 1 piyasaya sürmek
Definition (English)
To make something available to the public, such as a product or film.
Example Sentences
-
The band will release their new album next month.Grup yeni albümünü gelecek ay çıkaracak.
Verb Forms Regular
Base
release
/riˈlis/
Past
released
/riˈlist/
Participle
released
/riˈlist/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑drelease → released
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil sert (ötümsüz) bir ünsüzle, /s/ sesiyle bittiği için -ed /t/ okunur; yeni hece eklenmez. released /riˈlist/
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 25
See all- release an albumcolloc.albüm çıkarmak, albüm yayınlamak
- release candidaten.sürüm adayı
- release notesn.sürüm notları, yayın notları
- release pipelinen.sürüm işlem hattı, sürüm iş akışı
- release tagn.sürüm etiketi
- release tensioncolloc.gerginliği atmak, gerginliği azaltmak
- release to servicen.hizmete verme, hizmete verme onayı
- releasen.piyasaya çıkış, yayımlanma
- brake releasen.fren bırakma, freni boşaltma
- catch and releasen.yakala-bırak, göçmenleri dava sürerken serbest bırakma
- catch and releasen.yakala-bırak
- certificate of releasen.hizmete verme sertifikası, bakım onay belgesi
- dispatch releasen.uçuş sevk onayı, uçuş sevk belgesi
- dispatcher releasen.dispeçer onayı, dispeçer izni