catch and release
A1A2B1B2C1C2
/kætʃ ənd riˈlis/
/kætʃ ənd rɪˈliːs/
GeneralSports
- 1 yakala-bırak uncountable
Definition (English)
A method of fishing where caught fish are returned to the water.
Example Sentences
-
Many anglers practice catch and release.Birçok balıkçı yakala-bırak yöntemini uygular.
-
This lake has a strict catch and release rule for all anglers.Bu gölde tüm balıkçılar için katı bir yakala-bırak kuralı var.
GeneralLaw
- 1 göçmenleri dava sürerken serbest bırakma uncountable
Definition (English)
A policy of releasing people who entered a country without papers while their cases are pending.
Example Sentences
-
The policy allows for catch and release of asylum seekers.Politika, sığınmacıların yakalanıp salıverilmesine izin veriyor.
-
Under catch and release, people are freed while they wait for a court date.Bu uygulamada insanlar mahkeme tarihini beklerken serbest bırakılır.
Phrases 21
See all- catchv.yakalamak, yetişmek
- catchn.yakalayış, yakalanan şey
- catch a coldcolloc.soğuk almak, üşütmek
- catch a fleeting glimpse of somethingcolloc.bir şeyi bir anlığına görmek, bir şeyi şöyle bir görmek
- catch a flightcolloc.uçağa yetişmek
- catch a glimpsecolloc.bir an görmek, kısa süreliğine görmek
- catch a traincolloc.trene yetişmek, trene binmek
- catch and releasen.yakala-bırak
- catch firecolloc.alev almak, tutuşmak
- catch onphr.v.tutmak, yaygınlaşmak
- catch outphr.v.(hatasını/yalanını) yakalamak, hazırlıksız yakalamak
- catch sight ofcolloc.gözüne ilişmek, aniden görmek
- catch someone's eyeidiomdikkatini çekmek, göze çarpmak
- catch the buscolloc.otobüse yetişmek