capture
A1A2B1B2C1C2
/ˈkæptʃər/
/ˈkæptʃə/
- 1 yakalamak, ele geçirmek
- 2 kaydetmek
Definition (English)
- To catch a person or animal, or to take control of a place.
- To record an image, sound, or feeling accurately.
Example Sentences
-
Police managed to capture the suspect after a long chase.Polis uzun bir kovalamacanın ardından şüpheliyi yakalamayı başardı.
-
The photographer tried to capture the beauty of the sunset.Fotoğrafçı gün batımının güzelliğini yakalamaya çalıştı.
Verb Forms Regular
Base
capture
/ˈkæptʃər/
Past
captured
/ˈkæptʃərd/
Participle
captured
/ˈkæptʃərd/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dcapture → captured
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /r/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. captured /ˈkæptʃərd/
Synonyms
Antonyms
Collocations
capture a photocapture a momentcapture an imagecapture a placecapture attentioncapture data
Phrases 20
See all- capture cardn.video yakalama kartı, yakalama kartı
- capture moden.yakalama modu
- capture the flagn.bayrak kapmaca, bayrak yakalama
- capture the momentidiomanı yakalamak, anı ölümsüzleştirmek
- carbon capturen.karbon yakalama
- change data capturen.değişiklik verisi yakalama
- context capturen.bağlam yakalama, çevre kaydı
- direct air capturen.doğrudan hava yakalama
- forced capturen.zorunlu alma, zorunlu taş alma
- glide slope capturen.süzülüş yolunu yakalama
- GS capturen.süzülüş yolu yakalama, GS yakalama
- kill or captureidiomöldür veya yakala
- lead capturen.potansiyel müşteri toplama, iletişim bilgisi toplama
- LOC capturen.LOC yakalama, lokalizer yakalama