come around
A1A2B1B2C1C2
/kʌm ərˈaʊnd/
/kʌm əˈraʊnd/
-
1
uğramak
To visit someone's home or a place.
-
Come around for dinner tonight.Bu akşam yemeğe uğra.
-
My parents are coming around this weekend.Annemler bu hafta sonu bize uğrayacak.
-
-
2
fikrini değiştirmek, ikna olmak
To change your opinion and agree with someone.
-
She'll come around to our idea.Fikrimize eninde sonunda ikna olacak.
-
He didn't like the plan at first, but he came around.Başta plandan hoşlanmadı ama sonunda fikrini değiştirdi.
-
-
3
ayılmak, kendine gelmek
To become conscious again after fainting.
-
He came around a few minutes after he fainted.Bayıldıktan birkaç dakika sonra kendine geldi.
-
When she came around, she was in a hospital bed.Kendine geldiğinde bir hastane yatağındaydı.
-
Phrases 54
See all- comev.gelmek, varmak
- come aboutphr.v.meydana gelmek, oluşmak
- come acrossphr.v.rastlamak, tesadüfen bulmak
- come across as somethingphr.v.... izlenimi vermek, ... gibi görünmek
- come againexpr.efendim?, bir daha söyler misin?
- come aheadexpr.öne doğru gel, ilerle
- come aheadphr.v.ilerlemek, öne doğru gelmek
- come alongphr.v.birlikte gelmek, eşlik etmek
- come and go as you pleaseexpr.istediği zaman gelip gitmek
- come apartphr.v.parçalara ayrılmak, dağılmak
- come backphr.v.geri gelmek, dönmek
- come betweenphr.v.(iki kişinin) arasına girmek, aralarını açmak
- come byphr.v.uğramak, elde etmek
- come cleanidiomitiraf etmek, gerçeği söylemek