take aback
A1A2B1B2C1C2
/teɪk əˈbæk/
/teɪk əˈbæk/
- 1 şaşırtmak, afallatmak, hayrete düşürmek
Definition (English)
To surprise someone, often in a way that makes them feel confused or shocked.
Example Sentences
-
His sudden resignation took us all aback.Ani istifası hepimizi şaşırttı.
-
She was taken aback by the unexpected question.Beklenmedik soru karşısında afalladı.
Phrases 60
See all- takev.götürmek, (yanına) almak
- taken.çekim, kayıt
- take a bathcolloc.banyo yapmak, banyoya girmek
- take a bitecolloc.bir ısırık almak, tadına bakmak
- take a breakexpr.ara vermek, mola vermek
- take a breathexpr.nefes almak, soluklanmak
- take a chancecolloc.şansını denemek, risk almak
- take a classcolloc.ders almak, kursa gitmek
- take a coursecolloc.kurs almak, bir kursa kaydolmak
- take a day offcolloc.bir gün izin almak
- take a deep breathcolloc.derin nefes almak
- take a hard line on somethingidiombir konuda sert tutum almak
- take a hintexpr.laftan anlamak, imayı anlamak
- take a holidaycolloc.tatil yapmak, izne ayrılmak