confuse
A1A2B1B2C1C2
/kənˈfjuz/
/kənˈfjuːz/
- 1 kafasını karıştırmak, şaşırtmak
- 2 karıştırmak, birbirine karıştırmak
Definition (English)
- To make someone unable to think clearly or understand something.
- To mistake one thing or person for another.
Example Sentences
-
The directions on the map confused me.Haritadaki yönergeler beni şaşırttı.
-
Too many rules will only confuse the new players.Çok fazla kural yeni oyuncuların kafasını karıştırmaktan başka işe yaramaz.
-
I always confuse those two brothers.O iki kardeşi hep karıştırırım.
-
People often confuse me with my older sister.İnsanlar beni sık sık ablamla karıştırır.
Verb Forms Regular
Base
confuse
/kənˈfjuz/
Past
confused
/kənˈfjuzd/
Participle
confused
/kənˈfjuzd/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dconfuse → confused
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /z/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. confused /kənˈfjuzd/