roll on
A1A2B1B2C1C2
/roʊl ɑn/
/rəʊl ɒn/
General
- 1 (zaman) akıp gitmek, geçip gitmek
Definition (English)
To pass steadily, especially of time.
Example Sentences
-
We watched the years roll on.Yılların akıp gidişini izledik.
-
As the evening rolled on, the guests began to leave.Akşam ilerledikçe misafirler ayrılmaya başladı.
Informal
- 1 bir an önce gelsin, gelsin artık
Definition (English)
Used to say that you wish a future event would come soon.
Example Sentences
-
Roll on, summer holidays!Yaz tatili gelsin artık!
-
Roll on Friday, I really need a rest.Cuma bir an önce gelsin, gerçekten dinlenmeye ihtiyacım var.
Phrases 39
See all- rollv.yuvarlamak, yuvarlanmak
- rolln.rulo, silindir
- roll backphr.v.geri almak, yürürlükten kaldırmak
- roll cagen.takla kafesi, devrilme kafesi
- roll levelcolloc.kanatları düzlemek, yatıştan çıkmak
- roll outphr.v.piyasaya sürmek, kullanıma sunmak
- roll out the red carpetidiomkırmızı halı sermek, baş tacı etmek
- roll overphr.v.(yatarken) dönmek, öbür tarafa dönmek
- roll rate commandn.yatış hızı komutu
- roll upphr.v.(kolunu/paçasını) sıvamak, dürmek
- roll up one's sleevesidiomkolları sıvamak, işe girişmek
- roll with the punchesidiomzorluklara uyum sağlamak, duruma ayak uydurmak
- A rolln.ana görüntü, A-roll
- aileron rolln.kanatçık tonosu, tono