go on
A1A2B1B2C1C2
/goʊ ɑn/
/gəʊ ɒn/
-
1
devam etmek, sürdürmek
To continue doing something.
-
Please go on with your story.Lütfen hikâyene devam et.
-
She went on talking even after everyone had left.Herkes gittikten sonra bile konuşmaya devam etti.
-
-
2
sürmek
To continue for a period of time.
-
The meeting went on for three hours.Toplantı üç saat sürdü.
-
The party went on until midnight.Parti gece yarısına kadar sürdü.
-
-
3
olmak, yaşanmak
To happen.
-
What's going on here?Burada neler oluyor?
-
Something strange is going on next door.Yan tarafta tuhaf bir şeyler oluyor.
-
-
4
hadi, haydi Informal
Used to encourage someone to do something.
-
Go on, have another piece of cake!Hadi, bir dilim kek daha al!
-
Go on, tell us what happened.Haydi, ne olduğunu anlat bize.
-
Phrases 60
See all- go on a dietcolloc.diyete girmek
- go on a tripcolloc.geziye çıkmak, yolculuğa çıkmak
- go on holidaycolloc.tatile gitmek
- gov.gitmek, ayrılmak
- gon.deneme, girişim
- go a long wayidiomçok işe yaramak, çok faydalı olmak
- go afterphr.v.peşine düşmek, kovalamak
- go againstphr.v.karşı gelmek, (sözünü) dinlememek
- go aheadphr.v.(işe) başlamak, (planı) hayata geçirmek
- go all inexpr.tüm varlığını ortaya koymak, topyekûn girişmek
- go all inidiomher şeyini ortaya koymak, (bir işe) tüm gücüyle girişmek
- go all outidiomelinden gelenin en iyisini yapmak, tüm imkânları seferber etmek
- go alongphr.v.ilerlemek, devam etmek
- go along withphr.v.(fikre/plana) uymak, kabul etmek