reach
A1A2B1B2C1C2
/ritʃ/
/riːtʃ/
- 1 ulaşmak, varmak
- 2 erişmek
Definition (English)
- To arrive at a place or a certain level.
- To stretch out your hand or arm to touch or get something.
Example Sentences
-
We finally reached the summit.Sonunda zirveye ulaştık.
-
Can you reach that book for me?Benim için o kitaba uzanabilir misin?
-
You can reach me by phone anytime.Bana istediğiniz zaman telefondan ulaşabilirsiniz.
Verb Forms Regular
Base
reach
/ritʃ/
Past
reached
/ritʃt/
Participle
reached
/ritʃt/
Spelling rule
Add ‑edreach → reached
Fiilin sonuna -ed eklenir.
Same rule: work → worked · want → wanted · help → helped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil sert (ötümsüz) bir ünsüzle, /tʃ/ sesiyle bittiği için -ed /t/ okunur; yeni hece eklenmez. reached /ritʃt/
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 19
See all- reach a compromisecolloc.uzlaşmaya varmak, orta yolu bulmak
- reach a conclusioncolloc.sonuca varmak
- reach a consensuscolloc.fikir birliğine varmak
- reach a decisioncolloc.karara varmak
- reach a settlementcolloc.uzlaşmaya varmak, anlaşmaya varmak
- reach acrossphr.v.uzanmak, (diğer tarafla) uzlaşma aramak
- reach an agreementcolloc.anlaşmaya varmak
- reach coden.asgari standartları aşan enerji yönetmeliği
- reach downphr.v.aşağı uzanmak, eğilip uzanmak
- reach fever pitchidiomdoruk noktasına ulaşmak, had safhaya varmak
- reach forphr.v.(bir şeye) uzanmak, (almak için) el uzatmak
- reach outphr.v.(elini) uzatmak, uzanmak
- reach upphr.v.yukarı uzanmak
- reachn.menzil, erişim alanı