like
A1A2B1B2C1C2
/laɪk/
/laɪk/
General
- 1 (-miş) gibi, sanki
Definition (English)
As if; in a way that suggests something.
Example Sentences
-
It looks like it's going to rain again.Yine yağmur yağacak gibi görünüyor.
-
He talks like he knows everything.Her şeyi biliyormuş gibi konuşuyor.
Informal
- 1 (-diği) gibi
Definition (English)
In the same way that someone does or says something.
Example Sentences
-
Nobody makes tea like my grandmother does.Kimse babaannem gibi çay demleyemez.
-
Like I said, the meeting starts at ten.Dediğim gibi, toplantı saat onda başlıyor.
Phrases 41
See all- like a bull in a china shopidiomzüccaciye dükkânına girmiş fil gibi, çok sakar
- like a cat on a hot tin roofidiomdiken üstünde olmak, çok gergin olmak
- like a chicken with its head cut offidiombaşı kesik tavuk gibi, panik içinde
- like a duck to wateridiomhemen alışarak, doğuştan biliyormuş gibi
- like a fish out of wateridiomsudan çıkmış balık gibi, yabancılık çekmek
- like a freight trainidiomyük treni gibi, çok hızlı ve güçlü bir şekilde
- like a moth to a flameidiomateşe pervane gibi çekilmek
- like a postcolloc.gönderiyi beğenmek
- like buttonn.beğeni düğmesi, beğen butonu
- like crazyidiomdeli gibi, var gücüyle
- like cures likeexpr.benzer benzeri tedavi eder
- like familyexpr.aile gibi, aileden biri gibi
- like I saidexpr.dediğim gibi
- like pulling teethidiomdiş çekmek gibi (zor), çok zor