in the zone
A1A2B1B2C1C2
/ɪn ðə zoʊn/
/ɪn ðə zəʊn/
- 1 tam odaklanmış durumda, kendini işine kaptırmış
Definition (English)
Completely focused and working with great skill.
Example Sentences
-
She was in the zone during the competition.Yarışma sırasında odaklanmış durumdaydı.
-
He got in the zone and finished the project.Odaklandı ve projeyi bitirdi.
Synonyms
focusedabsorbed
Phrases 41
See all- zonen.bölge, alan
- zonev.(imar planında) ayırmak, (alanı) bölgelere ayırmak
- zone 2n.2. nabız bölgesi, bölge 2
- Zone 2 trainingn.Bölge 2 antrenmanı, Zone 2 antrenmanı
- zone defensen.alan savunması, bölge savunması
- zone loadingn.bölgelere göre yükleme, bölge yüklemesi
- zone outphr.v.dalmak, konsantrasyonunu kaybetmek
- abyssal zonen.abisal bölge
- availability zonen.kullanılabilirlik bölgesi
- blue zonen.mavi bölge
- buffer zonen.tampon bölge, ara bölge
- control zonen.kontrol bölgesi
- core zonen.çekirdek bölge
- death zonen.ölüm bölgesi