practice
A1A2B1B2C1C2
/ˈpræktɪs/
/ˈpræktɪs/
- 1 pratik yapmak
- 2 alıştırma yapmak
Definition (English)
- To do something regularly to improve your skill.
- To perform an action or habit repeatedly.
Example Sentences
-
You need to practice speaking English every day.Her gün İngilizce konuşma pratiği yapmalısın.
-
Let's practice the song again.Şarkıyı tekrar alıştırma yapalım.
Verb Forms Regular
Base
practice
/ˈpræktɪs/
Past
practiced
/ˈpræktɪst/
Participle
practiced
/ˈpræktɪst/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dpractice → practiced
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil sert (ötümsüz) bir ünsüzle, /s/ sesiyle bittiği için -ed /t/ okunur; yeni hece eklenmez. practiced /ˈpræktɪst/
Synonyms
Antonyms
Collocations
practice regularlypractice speakingpractice skillspractice dailypractice makes perfectpractice session
Phrases 11
See all- practice testn.deneme sınavı, alıştırma testi
- practicen.alıştırma, pratik
- consulting practicen.danışmanlık şirketi, danışmanlık bürosu
- corrupt practicen.yolsuz uygulama, yolsuzluk
- in practiceexpr.pratikte, uygulamada
- latex practice skinn.lateks alıştırma derisi, dövme pratik derisi
- out of practiceexpr.pratik kaybetmiş, el alışkanlığını yitirmiş
- private practicen.serbest meslek, özel muayenehane
- recommended practicen.önerilen uygulama, tavsiye edilen uygulama
- restorative practicen.onarıcı uygulama
- unauthorized practice of lawn.yetkisiz avukatlık, ruhsatsız avukatlık yapma