practise
A1A2B1B2C1C2
/ˈpræktɪs/
/ˈpræktɪs/
- 1 alıştırma yapmak, pratik yapmak
- 2 (mesleğini) icra etmek, (doktorluk/avukatlık) yapmak
Definition (English)
- To do an activity repeatedly to improve your skill.
- To work in a profession such as medicine or law.
Example Sentences
-
I practise speaking English every day.Her gün İngilizce konuşma alıştırması yapıyorum.
-
She practises the violin for an hour daily.Her gün bir saat keman pratiği yapıyor.
-
She practised medicine in a small village for twenty years.Yirmi yıl boyunca küçük bir köyde doktorluk yaptı.
-
He trained as a lawyer but never practised.Avukatlık eğitimi aldı ama hiç mesleğini icra etmedi.
Verb Forms Regular
Base
practise
/ˈpræktɪs/
Past
practised
/ˈpræktɪst/
Participle
practised
/ˈpræktɪst/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dpractise → practised
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil sert (ötümsüz) bir ünsüzle, /s/ sesiyle bittiği için -ed /t/ okunur; yeni hece eklenmez. practised /ˈpræktɪst/