freeze
A1A2B1B2C1C2
/friz/
/friːz/
-
1
donmak
To become solid due to very low temperature, especially a liquid.
-
The lake freezes in the winter.Göl kışın donar.
-
Water freezes at zero degrees Celsius.Su sıfır santigrat derecede donar.
-
-
2
dondurmak
To lower the temperature of something until it becomes solid or very cold.
-
Don't forget to freeze the leftover food.Artan yiyecekleri dondurmayı unutma.
-
You can freeze the soup and eat it next week.Çorbayı dondurup gelecek hafta yiyebilirsin.
-
-
3
(fiyat, hesap, proje) dondurmak, askıya almak, duraklatmak
To stop or pause something from moving or changing.
-
We need to freeze the project until we get more funding.Projeyi daha fazla fon alana kadar duraklatmalıyız.
-
Please freeze the video while I take a screenshot.Ekran görüntüsü alırken videoyu duraklat lütfen.
-
-
4
olduğu yerde donup kalmak, kaskatı kesilmek
To suddenly stop moving, especially because of fear or shock.
-
She froze when she heard a noise downstairs.Alt kattan bir ses duyunca olduğu yerde donup kaldı.
-
The deer froze in the bright lights of the car.Geyik arabanın parlak farları karşısında donup kaldı.
-
-
5
(bilgisayar, ekran) donmak, kilitlenmek Computer Science
Of a computer or screen, to suddenly stop working or responding.
-
My laptop froze and I lost the whole document.Dizüstü bilgisayarım dondu ve bütün belgeyi kaybettim.
-
The screen keeps freezing during video calls.Görüntülü görüşmelerde ekran sürekli donuyor.
-
Verb Forms Irregular A-B-C · Üç biçim de farklı
Base
freeze
/friz/
Past
froze
/froʊz/
Participle
frozen
/ˈfroʊzən/
How the past is formed
No ‑ed✗freezed ✓froze
Bu fiil düzensizdir: -ed kuralı uygulanmaz, past ve participle biçimleri ezberlenir.
- Pastfreeze → frozeSesli harf değişir: ee → o.
- Participlefreeze → frozenPast biçimine -n eklenir.
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 21
See all- freeze cardcolloc.kartı bloke etmek, kartı kullanıma kapatmak
- freeze driedadj.dondurularak kurutulmuş, liyofilize
- freeze dryingn.dondurarak kurutma
- freeze outphr.v.dışlamak, görmezden gelmek
- freeze overphr.v.buz tutmak, buzla kaplanmak
- freeze panesexpr.bölmeleri dondur
- freeze pointn.donma noktası
- freeze responsen.donma tepkisi
- freeze upphr.v.donakalmak, kilitlenip kalmak
- freeze your butt offidiomçok üşümek, donacak gibi olmak
- freezen.don, (fiyat/ücret) dondurma
- brain freezen.beyin donması, kafanın durması
- credit freezen.kredi dondurma, kredi kilidi
- deep freezen.derin dondurucu, çok soğuk hava dönemi