ice
A1A2B1B2C1C2
/aɪs/
/aɪs/
- 1 buz uncountable
Definition (English)
Water in frozen (solid) form.
Example Sentences
-
The lake is covered with ice in winter.Göl kışın buzla kaplanır.
-
Would you like some ice in your drink?İçeceğine buz ister misin?
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 56
See all- ice accretionn.buz birikmesi, buzlanma
- ice axen.buz kazması, kazma
- ice bathn.buz banyosu
- ice bridgen.buz köprüsü
- ice bridgingn.buz köprülenmesi
- ice bucketn.buz kovası
- Ice Bucket Challengen.Buz Kovası Meydan Okuması
- ice capn.buz takkesi, buz örtüsü
- ice cascaden.buz şelalesi, donmuş şelale
- ice caven.buz mağarası
- ice climbern.buz tırmanıcısı
- ice climbingn.buz tırmanışı
- ice coren.buz karotu, buz çekirdeği
- ice creamn.dondurma