freeze up
A1A2B1B2C1C2
/friz ʌp/
/friːz ʌp/
-
1
donakalmak, kilitlenip kalmak
To suddenly be unable to move, speak or think, usually because of fear or nerves.
-
He completely froze up during the interview.Görüşme sırasında tamamen donakaldı.
-
She froze up when the teacher asked her a question.Öğretmen ona soru sorunca donakaldı.
-
-
2
(bilgisayar) donmak, kilitlenmek
For a computer or machine to stop working suddenly.
-
My computer froze up and I lost my work.Bilgisayarım kilitlendi ve işimi kaybettim.
-
The screen froze up in the middle of the video call.Görüntülü görüşmenin ortasında ekran dondu.
-
-
3
buz tutmak, (boru) donmak
To become blocked or stuck because of ice.
-
The pipes froze up during the coldest night of the winter.Kışın en soğuk gecesinde borular dondu.
-
The lock on the car door froze up overnight.Arabanın kapı kilidi gece boyunca buz tuttu.
-
Synonyms
lock upseize up
Phrases 21
See all- freezev.donmak, dondurmak
- freezen.don, (fiyat/ücret) dondurma
- freeze cardcolloc.kartı bloke etmek, kartı kullanıma kapatmak
- freeze driedadj.dondurularak kurutulmuş, liyofilize
- freeze dryingn.dondurarak kurutma
- freeze outphr.v.dışlamak, görmezden gelmek
- freeze overphr.v.buz tutmak, buzla kaplanmak
- freeze panesexpr.bölmeleri dondur
- freeze pointn.donma noktası
- freeze responsen.donma tepkisi
- freeze your butt offidiomçok üşümek, donacak gibi olmak
- brain freezen.beyin donması, kafanın durması
- credit freezen.kredi dondurma, kredi kilidi
- deep freezen.derin dondurucu, çok soğuk hava dönemi