field
A1A2B1B2C1C2
/fild/
/fiːld/
-
1
(soruları) yanıtlamak, (telefonları) karşılamak
To deal with questions, telephone calls or complaints, especially difficult ones.
-
The manager fielded questions from angry customers.Müdür öfkeli müşterilerin sorularını yanıtladı.
-
She spent the morning fielding phone calls.Sabahı telefonları karşılayarak geçirdi.
-
-
2
(takımı) sahaya sürmek, aday göstermek
To choose a team or a player to take part in a game or a competition, or a candidate in an election.
-
The club fielded three candidates for the new board.Kulüp yeni yönetim kurulu için üç aday gösterdi.
-
The club fielded two new players in Saturday's game.Kulüp cumartesi günkü maçta iki yeni oyuncuyu sahaya sürdü.
-
-
3
(topu) yakalamak, (topu) karşılamak Sports
In cricket or baseball, to catch or stop the ball after it has been hit.
-
He fielded the ball and threw it back quickly.Topu yakaladı ve hızla geri attı.
-
Our team is fielding first today.Bugün önce bizim takım topu karşılayacak.
-
Verb Forms Regular
Base
field
/fild/
Past
fielded
/fildɪd/
Participle
fielded
/fildɪd/
Spelling rule
Add ‑edfield → fielded
Fiilin sonuna -ed eklenir.
Same rule: work → worked · want → wanted · help → helped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil /d/ sesiyle bittiği için -ed ayrı bir hece olur ve /ɪd/ okunur. fielded /fildɪd/
Synonyms
Collocations
field questionsfield callsfield a teamfield a candidatefield the ball
Phrases 36
See all- field archeryn.arazi okçuluğu
- field dressv.(avı) arazide temizlemek, (avın) iç organlarını çıkarmak
- field eventn.alan yarışması
- field experimentn.saha deneyi, alan deneyi
- field goaln.saha golü, saha içi basket
- field guiden.arazi rehberi, doğa rehberi
- field hockeyn.çim hokeyi
- field limitedadj.pist uzunluğu sınırlı, pist kısıtlı
- field notesn.saha notları, alan notları
- field of usen.kullanım alanı, uygulama alanı
- field of viewn.görüş alanı, görüş açısı
- field studyn.saha çalışması, alan araştırması
- field tripn.okul gezisi, inceleme gezisi
- fieldn.tarla, çayır