deal with
A1A2B1B2C1C2
/dil wɪð/
/diːl wɪð/
- 1 (sorunla) başa çıkmak, (bir işle) ilgilenmek, halletmek
- 2 (konuyu) ele almak, konu edinmek
Definition (English)
- To handle or manage a problem or situation.
- To be about a particular subject.
Example Sentences
-
How do you deal with stress?Stresle nasıl başa çıkıyorsun?
-
I'll deal with this issue tomorrow.Bu meseleyle yarın ilgileneceğim.
-
The book deals with the problems of growing up in a big city.Kitap, büyük bir şehirde büyümenin sorunlarını ele alıyor.
-
This chapter deals with the history of the town.Bu bölüm kasabanın tarihini konu ediniyor.
Phrases 29
See all- deal with a querycolloc.bir soruyu ya da talebi yanıtlamak, bir taleple ilgilenmek
- deal with enquiriescolloc.gelen soru ve talepleri yanıtlamak
- deal with stresscolloc.stresle başa çıkmak
- dealv.ilgilenmek, halletmek
- dealn.anlaşma, çok (miktarda)
- deal breakern.vazgeçme sebebi, kabul edilemez durum
- deal flown.anlaşma akışı, iş fırsatı akışı
- deal leadn.anlaşma lideri, yatırım sorumlusu
- deal memon.anlaşma özeti
- deal teamn.işlem ekibi
- a great dealexpr.büyük miktar, epey
- all-cash dealn.tamamen peşin alım, peşin ödemeli işlem
- big dealn.önemli bir şey, büyük mesele
- brand dealn.marka işbirliği, sponsorluk anlaşması