deal breaker
A1A2B1B2C1C2
/dil ˈbreɪkər/
/diːl ˈbreɪkə/
- 1 vazgeçme sebebi, kabul edilemez durum countable
Definition (English)
A factor or condition that prevents an agreement or relationship from succeeding.
Example Sentences
-
Lack of trust is a deal breaker.Güven eksikliği benim için bir vazgeçme sebebidir.
-
His bad temper was a deal breaker for her.Onun aksi huyu, kadın için ilişkiden vazgeçme sebebiydi.
Phrases 29
See all- dealv.ilgilenmek, halletmek
- dealn.anlaşma, çok (miktarda)
- deal flown.anlaşma akışı, iş fırsatı akışı
- deal leadn.anlaşma lideri, yatırım sorumlusu
- deal memon.anlaşma özeti
- deal teamn.işlem ekibi
- deal withphr.v.(sorunla) başa çıkmak, (bir işle) ilgilenmek
- deal with a querycolloc.bir soruyu ya da talebi yanıtlamak, bir taleple ilgilenmek
- deal with enquiriescolloc.gelen soru ve talepleri yanıtlamak
- deal with stresscolloc.stresle başa çıkmak
- a great dealexpr.büyük miktar, epey
- all-cash dealn.tamamen peşin alım, peşin ödemeli işlem
- big dealn.önemli bir şey, büyük mesele
- brand dealn.marka işbirliği, sponsorluk anlaşması