put forward
A1A2B1B2C1C2
/pʊt ˈfɔrwərd/
/pʊt ˈfɔːwəd/
- 1 öne sürmek, ortaya atmak, sunmak
Definition (English)
To suggest an idea, plan, or name for consideration.
Example Sentences
-
They put forward a new proposal.Yeni bir öneri sundular.
-
He put his name forward for the job.İş için adaylığını koydu.
Phrases 54
See all- putv.koymak, yerleştirmek
- putn.satım opsiyonu
- put a ceiling on somethingcolloc.bir şeye üst sınır koymak
- put a damper onidiom(bir şeyin) tadını kaçırmak, hevesini kırmak
- put a lid onidiom(bir şeyin) önünü almak, (bir şeyi) bastırmak
- put a spin onidiom(bir şeyi) olumlu göstermek, işine geldiği gibi yansıtmak
- put acrossphr.v.anlatmak, aktarmak
- put asidephr.v.(para, zaman) ayırmak, biriktirmek
- put awayphr.v.kaldırmak, yerine koymak
- put backphr.v.yerine koymak, geri koymak
- put downphr.v.(yere/masaya) koymak, elinden bırakmak
- put down rootsidiomkök salmak, (bir yere) yerleşmek
- put down tophr.v.(bir nedene) bağlamak, (bir şeye) yormak
- put forthphr.v.öne sürmek, ortaya koymak