advance
A1A2B1B2C1C2
/ədˈvæns/
/ədˈvæns/
- 1 ilerlemek
- 2 gelişmek, avans vermek
Definition (English)
- To move forward or make progress.
- To help something develop or succeed.
Example Sentences
-
The army advanced towards the enemy lines.Ordu düşman hatlarına doğru ilerledi.
-
New technology can advance medical research.Yeni teknoloji tıbbi araştırmaları ilerletebilir.
-
Can you advance me some money until payday?Maaş gününe kadar bana biraz avans verebilir misin?
Verb Forms Regular
Base
advance
/ədˈvæns/
Past
advanced
/ədˈvænst/
Participle
advanced
/ədˈvænst/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dadvance → advanced
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil sert (ötümsüz) bir ünsüzle, /s/ sesiyle bittiği için -ed /t/ okunur; yeni hece eklenmez. advanced /ədˈvænst/
Synonyms
Antonyms
Collocations
advance quicklyadvance to the next leveladvance in technologyadvance noticeadvance paymentadvance position
Phrases 11
See all- advance directiven.ön talimat, önceden verilmiş tıbbi talimat
- advance feen.peşin ücret, ön ödeme
- advance refundingn.vadeden önce yeniden finansman, erken yeniden finansman
- advancen.ilerleme, gelişme
- advance-declinen.yükselen-düşen hisse göstergesi, yükseliş-düşüş oranı
- cash advancen.nakit avans
- in advanceexpr.önceden, peşin olarak
- in advanceadv.önceden, peşinen
- merchant cash advancen.satıcı nakit avansı, üye işyeri nakit avansı
- phase advancen.faz ilerlemesi, faz ilerletme
- thank you in advanceexpr.şimdiden teşekkürler, peşinen teşekkürler