clear
A1A2B1B2C1C2
/klɪr/
/klɪə/
-
1
uzak, uzağa
Away from something, so that you are not touching it or near it.
-
Please stand clear of the doors.Lütfen kapılardan uzak durun.
-
Keep clear of the propeller when the engine is running.Motor çalışırken pervaneden uzak durun.
-
-
2
net olarak, açıkça
In a way that is easy to hear or see.
-
I can hear you loud and clear.Seni gayet net duyuyorum.
-
The sound of the bell rang out clear across the valley.Çan sesi vadide net olarak yankılandı.
-
-
3
ta, baştan başa Informal
All the way to a place that is far away; completely (mainly American English).
-
We drove clear across the country in a week.Bir haftada ülkeyi baştan başa geçtik.
-
The ball flew clear over the fence.Top ta çitin üzerinden uçup gitti.
-
Synonyms
Collocations
Phrases 45
See all- clear alignern.şeffaf aligner, şeffaf plak
- clear as dayexpr.gün gibi açık, çok açık
- clear as dayidiomgün gibi açık, çok net
- clear as glassidiomcam gibi berrak, çok açık
- clear as mudidiomhiç anlaşılmaz, karmakarışık
- clear awayphr.v.(sofrayı) toplamak, kaldırmak
- clear bracesn.şeffaf plak, şeffaf diş teli
- clear buttonn.temizle düğmesi, sıfırlama düğmesi
- clear casen.açık örnek, apaçık durum
- clear customscolloc.gümrükten geçmek, gümrük işlemlerini yapmak
- clear discontinuitycolloc.(FMS'te) süreksizliği silmek, kesintiyi gidermek
- clear evidencecolloc.açık delil, net kanıt
- clear icen.şeffaf buz, saydam buz
- clear keyn.silme tuşu, temizleme tuşu